Perişan hallerini böyle anlattılar

Ücretli öğretmenler sorunlarını dile getirmek için Türkiye’nin farklı bölgelerinden Ankara’ya geldi. Prim gün sayısına göre 10 bin atama talep eden ücretli öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı önünde yağmurun altında seslerini duyurmaya çalıştı. 10 yıldır ücretli öğretmenlik yapan Güneş Kalan, “Birçok kamu kurumu KPSS’siz alım yaptı. Sadece ücretli öğretmenler bekliyor. Bıktık, yıldık. Kızgınız. Defalarca konuştuk bir sonuca ulaşamadık. Çalıştığımız kurumlarda sürekli mobbinge uğramaktan yıldık. Öğretmeniz, eğitim fakültesi mezunuyuz formasyon sahibiyiz niye bize at bakıcısı muamelesi yapıyorlar” dedi. Ücretli öğretmen Hacer Zağlı ise “Kahramanmaraşlıyım ailem şu an çadırda kalıyor destek bile olamıyorum aileme bu maaşla” dedi.

Ders ücretlerinde artış yapılmayan ücretli öğretmenler bugün, 35. kez Ankara’ya geldi. Millî Eğitim Bakanlığı binasının önünde seslerini duyurmaya çalışan öğretmenler asgari ücretin altında ücretlerle çalıştırıldıklarını belirterek kadro talep etti.

3 bin- 6 bin lira arasında değişen miktarlarda ücret alan öğretmenler, 10 bin ücretli öğretmen ataması, kadro talep etti. Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy, “Biz yıllarca devlete hizmet eden ücretli öğretmenler prim usulüne göre şartsız atama istiyoruz” dedi.

Asgari ücretin altında çalışarak bir hayat kuramadıklarını belirten öğretmenler ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

Eskişehir’de çiftçilik yapan aile altı yıldır ücretli öğretmenlik yapan kızlarının sesini duyurmak için Ankara’ya geldi. Baba Zihni Şahin şunları söyledi:

“Maaşı 4 bin lira civarında. Bu zamana kadar köylere gitti geldi hep. Ücreti çok düşük yakıt masraflarını ancak karşılıyor. Bir yıl köye gidip gelirken bir kaza yaptı. Toplam 5 bin lira para kazanmıştı onu da oraya harcandı. Parasız gittik geldik. Bir zaman 540 prim gününü doldurana kadro verilmişti. Onu hayal ederek onu tamamlayalım diye uğraştık. 6 yıldan beri yapıyor. Şimdi 540 günü tamamladı. KPSS’siz atama olursa… Çok yüksek puanlarda atama yapılıyor o yüzden atanamadı.

Biz köyde oturuyoruz. Köyde koyunlar inekler var. Evde de kimse yok. Gelince de onlara baksın diye biz geldik annesi babası olarak. Bu zaman kadar bütün yakıt paralarını… taksiyle götürüp getiriyorum çevre köylere hep cebimden emekli maaşımdan karşıladım çocuğun harçlığı olsun diye.”

Anne Ümmühan Şahin de “Herkese atama verdiler bir biz kaldık. Bizi de duysunlar. Kaç oldu Ankara’ya gelmemiz az olmuyor. Yakıt parasını hesapladık 10 bin lira para gitti. Ama duyuramadık sesimizi” dedi.

“GERÇEKTEN USANDIK, KIZGINIZ, DEFALARCA KONUŞTUK BİR SONUCA ULAŞAMADIK”

Kayseri’den Ankara’ya gelen Güneş Kalan 10 yıldır ücretli öğretmenlik yaptığını belirterek, “Devletimizden hakkımız olanı istiyoruz. Bunun için defalarca toplandık. Birçok kamu kurumu KPSS’siz alım yaptı. Sadece ücretli öğretmenlerde bu alım yok. Sadece ücretli öğretmenler bekliyor. Bıktık, yıldık. Gerçekten usandık. Kızgınız. Defalarca konuştuk bir sonuca ulaşamadık. Çalıştığımız kurumlarda sürekli mobbinge uğramaktan yıldık. Ücretli ibaresi neden var onu da anlamadık. Ciddi manada çok zorumuza gidiyor. Öğretmeniz, eğitim fakültesi mezunuyuz formasyon sahibiyiz niye bize at bakıcısı muamelesi yapıyorlar. Bunu da anlamış değilim. Ben kendimi zor geçindiriyorum. Aileleri olan çocuğu olanlar bu parayla nasıl geçiniyor bunu anlamış değilim. Cumhurbaşkanı artık bizi görsün. 450 bin atama bekleyen öğretmen var. Bunun 90 bini ücretli öğretmen. Elindekini bir eritsin niye hala mezun veriyor” dedi.

“KAHRAMANMARAŞLIYIM AİLEM ŞU AN ÇADIRDA KALIYOR BU MAAŞLA DESTEK BİLE OLAMIYORUM”

Kayseri’den gelen Hacer Zağlı ise, “Giyim endüstrisi öğretmeniyim. Ücretliyim, 8. senem bu sene. Aldığımız maaş asgari ücret. Her zaman 40 saat veremiyoruz. Bazen 30 saat bazen 40 saat. Primimiz tam yatmıyor. Ben 7-8 senedir çalışıyorum primim daha 900. Biz sosyal aktiviteyi unuttuk zaten o da en fazla bir AVM’ye yemek yemeye. Bir an önce atanmak istiyorum hakkım olanı istiyorum. Kahramanmaraşlıyım ailem şu an çadırda kalıyor destek bile olamıyorum aileme bu maaşla” diye konuştu.

“NE EMEKLİ OLABİLİRİZ NE BİR İHTİYACIMIZI GÖREBİLİRİZ”

Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Çiğdem Akyüz, “En son aldığım ücret 5 bin 500 lira. 24 saat derse giriyorum. Bu şekilde ne emekli olabilir ne de ihtiyacımızı görebiliriz. 10 yıldır çalışıyorum en az 20 sene daha çalışmam lazım. 68 yaşında 3 bin prim oluyor. 3 bin de maalesef yetmiyor. Çocuklarımı da sayacağım ama bir şekilde emekli olamıyoruz yine de. Birçok defa geldik. Devletimiz duyuyor sesimizi. Gereğini yapacağına inanıyorum” dedi.

“ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA ÇALIŞIYORUM”

15 yıldır ücretli öğretmenlik yaptığını söyleyen Hatice Efe, “Asgari ücretin altında çalışıyorum. Çoğu zaman asgari ücretim üçte biri bile olmuyor. Hem işte çalışmak zorundayım. Hem de KPSS’ye çalışmak zorundayım. Bu şartlar altında da bu kadar iş yükü insanın omzundayken KPSS’den 80 üstü puan alması insan üstü gayet oluyor. Devletimizin bu şartlarda bizi daha fazla çalışmaya mahkûm bırakmamasını istiyoruz. Bizim aldığımız maaşlar sadece bizim harçlığımız oluyor. Başka da bir işimize yaramıyor. Primlerimizi doğru düzgün yatmasa bile yarım yamalak yatan primlerimize istinaden o emeğimizin boşa harcanmamasını istiyoruz” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir